Social

Follow us

HAYDİ PAZARA GİDELİM

Bir pazarın ziyaret edilmesi bir şehrin ruhunu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarma yöntemlerinden biri olabilir. Tezgahların civarında dolaşırken, kalabalıkların arasında kaybolurken etrafınızda o canlı haykırışlara kulak verin ve neler olup bittiğini gözlemleyin. Böylece herhangi bir kasaba ya da şehrin en ‘otantik’ atmosferini içinize çekebilirsiniz, aynı zamanda da en leziz yerel lezzetlerin bazılarını keşfedebilirsiniz.

İspanya’nın en ünlü kapalı pazarı olan Barcelona’daki Boqueria’da günün herhangi bir saatinde paella (ispanya’nın meşhur pilav) bulabilirsiniz. Londra’daki nispeten daha küçük olan Borough Pazarında “bezelye ve pürenin” yanı sıra meyve, sebze ve baharatlar ile bazı ender bulunan peynir türleri sunulmaktadır.
 

İtalya’da da her damak lezzetine uygun pazarlar bulunmaktadır. Palermo’nun en eski pazarlarından biri olan Vucciria (Sicilya lehçesinde “karışıklık” manasına gelir) taze sardalyeleri sergilemek için kullanılan buz torbalarının yanında portakallarla doldurulmuş kasalar göreceksiniz. Pazar tezgahları sokak yemekleri satan büfelerin arasına serpiştirilmişken her bir satıcı günün ürününün faydalarını duyurur.

Venedik’te oldukça farklı bir ruh hüküm sürer. Burada tarihi mermer kolonların altındaki Rialto Köprüsüne yaklaştığınızda şüphesiz ki sizlerde merak uyandıracak olan balık satıcılarının yerel lehçelerinde söyledikleri sözcükleri ve aroma ile lezzetlerin o dayanılmaz karışıma tanık olacaksınız. Gerçekten de alışveriş yapmaya hiç ihtiyacınız olmasa dahi Roma’da pazar tezgahları arasında “sadece bakarak” gezinmek ve eski-yani arkadaşlara rast gelmek oldukça gelenekseldir.

Up

View in portrait mode.